Tom binadan ayrılmak zorunda kalacak.
- Tom will have to leave the building.
Hoşuna gitsin ya da gitmesin, her durumda erken ayrılmak zorundasın.
- In any case, you have to leave early, whether you like it or not.
Konuyu ona bırakmaktan başka seçeneğimiz yoktu.
- We had no choice but to leave the matter to him.
Bu paketleri kısa bir süreliğine bırakmak istiyorum.
- I want to leave these packages for a while.
Tom izin için başvurdu.
- Tom applied for a leave of absence.
O az önce izinli gitti.
- He's just gone on leave.
Tom bir acil durum çağrısı aldı ve işi terk etmek zorunda kaldı.
- Tom got an emergency call and had to leave work.
Jane evi terk etmek üzereydi.
- Jane was about to leave the house.
Daha uzun süre kalmak istiyorum ama gitmek zorundayım.
- I'd like stay longer, but I have to leave.
Gitmek isteyen birini kalmaya zorlayamazsın. Eğer kalmak istersem, beni gitmeye zorlayabilirler mi?
- You cannot force someone to stay if they want to leave. If I want to stay, can they force me to leave?
Ağaçların yaprakları sonbaharda sarıya döner.
- The leaves of the trees turn yellow in fall.
Ağaçtaki tüm yapraklar sarardı.
- All the leaves on the tree turned yellow.
O, Londra'ya hareket etmek üzeredir.
- He is about to leave for London.
Hemen Amerika'ya hareket etmek zorunda kaldık.
- We had to leave for America on short notice.
O beni aradığında evden ayrılmak üzereydim.
- I was about to leave my house when she rang me up.
Ayrılmayacaklar gibi görünüyor.
- It sounds like they're not going to leave.
Yola çıkmak istiyor musun?
- Do you want to leave?
Ben yola çıkmak için hazır değildim.
- I wasn't ready to leave.
Onlarla kapıda vedalaştım.
- I took my leave of them at the gate.
Vedalaşmadan gitmek istemedim.
- I didn't want to leave without saying goodbye.
Tom terketmek zorunda olacak.
- Tom is going to have to leave.
Sami, Leyla'yı terketmek istiyordu.
- Sami wanted to leave Layla.
Tren kalkmak üzere. Acele et.
- The train's about to leave. Hurry up.
Cambridge treni 5. platformdan kalkmaktadır.
- The train for Cambridge leaves from Platform 5.
I think you'd better leave.
When he had leeft speakynge, he sayde vnto Simon: Cary vs into the depe, and lett slippe thy nette to make a draught.
I'll leave the car in the station so you can pick it up there.
I left the band.
Can't we just leave this to the experts?.
When my father died, he left me the house.
And by myssefortune Sir Bors smote Sir Launcelot thorow the shylde into the syde, and the speare brake and the hede leffte stylle in the syde.
I left the country and I left my wife.
I've been given three weeks' leave by my boss.
There's not much food left, we'd better go to the shops.