Eve bir göz atmak için gideceğim.
- I will go and take a look at the house.
Pul koleksiyonuna bir göz atmak istiyorum.
- I'd like to have a look at your stamp collection.
Çocukken çimin üstünde sırtüstü uzanır beyaz bulutlara bakardım.
- As a boy, I used to lie on my back on the grass and look at white clouds.
Meg bile bana bakmadı.
- Meg didn't even look at me.
Çiçekler bakmak için çok güzeldi.
- The flowers were very beautiful to look at.
Sabah güneşi bakmak için çok parlak.
- The morning sun is too bright to look at.