The room was jam-packed with reporters waiting for the press conference to begin.
- Oda basın konferansının başlamasını bekleyen muhabirlerle tıka basa doluydu.
What does she think about the conference results?
- O, konferans sonuçları hakkında ne düşünüyor?
His last lecture at Waseda brought down the house.
- Onun Waseda'daki son konferansı evi aşağı indirdi.
The lecture started on schedule.
- Konferans vaktinde başladı.
The auditorium is packed.
- Konferans salonu hıncahınç dolu.
Tom asked the janitor to open the door to the auditorium.
- Tom hizmetliden konferans salonuna giden kapıyı açmasını istedi.
I'm sick of conferences these days.
- Bu günlerde konferanslardan bıktım.
You attend conferences abroad.
- Yurtdışında konferanslara katılıyorsun.
Many of the students felt that the professor should have spent more time preparing his lectures.
- Öğrencilerden çoğu profesörün konferanslarını hazırlarken daha fazla zaman harcaması gerektiğini hissettiler.
You are sensitive about lectures.
- Konferanslar hakkında hassassın.