Churches were erected all over the island.
- Kiliseler tüm ada üzerine inşa edilmiştir.
People established churches and schools there.
- İnsanlar orada kiliseler ve okullar kurdu.
I go to church every Sunday.
- Her pazar kiliseye giderim.
There is a church at the back of my house.
- Evimin arkasında bir kilise var.
They are the boys of the parish.
- Onlar kilisenin çocukları.