He called out the name of the winner.
- Kazananın adını bağırarak söyledi.
If the loser smiled the winner will lose the thrill of victory.
- Kaybeden gülümserse kazanan zaferin heyecanını kaybeder.
I thought we were going to be on the winning side.
- Kazanan tarafta olacağımızı düşünüyordum.
Winning feels pretty good.
- Kazanan kendini oldukça iyi hissediyor.
If the loser smiled the winner will lose the thrill of victory.
- Kaybeden gülümserse kazanan zaferin heyecanını kaybeder.
To the victor go the spoils.
- Kazanan, parsayı toplar.
She made pumpkin soup in a black cauldron for Halloween.
- Cadılar Bayramı için siyah bir kazanda balkabağı çorbası yaptı.
The witch is stirring her cauldron.
- Cadı, kazanını karıştırıyor.
Does Tom earn enough money to live in the city?
- Tom şehirde yaşamak için yeterli para kazanıyor mu?
She earns more than she spends.
- O harcadığından daha fazla para kazanıyor.
Spain has won the 2010 FIFA World Cup and the national team logo gains the first star.
- İspanya, 2010 FIFA Dünya Kupası'nın galibi oldu ve millî takım logosu ilk yıldızını kazandı.
The Netherlands have won the 2010 World Cup.
- 2010 Dünya Kupası'nı Hollanda kazandı.
If the loser smiled the winner will lose the thrill of victory.
- Kaybeden gülümserse kazanan zaferin heyecanını kaybeder.
To win his audience, the speaker resorted to using rhetorical techniques he learned from his communication courses.
- Seyircisini kazanmak için konuşmacı, iletişim kurslarından öğrendiği retorik teknikleri kullanarak başvurdu.
Their relationship really started gaining momentum.
- Onların ilişkisi ivme kazanmaya başladı.
You're not gaining anything by doing so.
- Öyle yaparak hiçbir şey kazanmıyorsun.
That team has little, if any, chance of winning.
- O takımın çok az, eğer varsa, kazanma şansı var.
He got a prize for winning the competition.
- O, yarışmayı kazandığı için bir ödül aldı.
His ideas never earned him a dime.
- Onun fikirleri asla ona on sent kazandırmadı.
He earned money by delivering newspapers.
- O, gazete dağıtarak para kazandı.
No gains without pains.
- Emeksiz kazanç olmaz.
Our team gained a great victory.
- Takımımız büyük bir zafer kazandı.
The Denver Broncos have won the 50th Super Bowl.
- Denver Broncos, Super Bowl 50'yi kazandı.
Who won the Super Bowl?
- Amerikan futbolu şampiyonluğunu kim kazandı?