It was the greatest earthquake on record.
- Şimdiye kadar kaydedilen en büyük depremdi.
Last year was the hottest year on record.
- Geçen yıl, kaydedilen en sıcak yıl oldu.
I recorded our conversation.
- Konuşmamızı kaydettim.
You must record his speech.
- Onun konuşmasını kaydetmelisin.
She recorded a few sentences.
- Birkaç cümle kaydetti.
I recorded a rugby game on videotape.
- Bir rugby maçını video kasete kaydettim.
Aren't you recording this?
- Bunu kaydetmiyor musun?
Aren't you recording us right now?
- Bizi şimdi kaydetmiyor musun?
They enrolled him as a jury member.
- Onu bir jüri üyesi olarak kaydettiler.
You should have enrolled your children months ago.
- Çocuklarını aylar önce kaydetmeliydin.
Tom deleted Mary's save files.
- Tom Mary'nin kaydetme dosyalarını sildi.
I didn't save the document.
- Dökumanı kaydetmedim.
Have you registered that here?
- Onu buraya kaydettiniz mi?
The thermometer registered minus ten last night.
- Dün gece termometre eksi on derece kaydetti.
Is it too late for us to register?
- Kaydetmemiz için çok geç mi?
Tom told me how to do it, but it didn't register.
- Tom nasıl yapıldığını bana anlattı ama kaydetmedim.