He introduced his sister to me.
- O, bana kız kardeşini tanıttı.
He deprived my little sister of all her toys.
- O benim kız kardeşimi oyuncaklarından etti.
These are my sister's magazines.
- Bunlar benim kız kardeşimin dergileri.
Yesterday my sister went to Kobe.
- Dün kız kardeşim Kobe'ye gitti.
My sister is suffering from a bad cold now.
- Kızkardeşim şimdi kötü bir soğuk algınlığı geçiriyor.
He called his sister, Mary.
- O, kızkardeşi Mary'yi aradı.
I want to see your sister.
- Kızkardeşini görmek istiyorum.
Are you and your sister close?
- Sen ve kızkardeşin yakın mısınız?