Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

junior; of an inferior in age

listen to the pronunciation of junior; of an inferior in age
English - Turkish

Definition of junior; of an inferior in age in English Turkish dictionary

younger
daha genç

John Bill kadar yaşlı değil; çok daha genç. - John is not as old as Bill; he is much younger.

Daha genç günlerimize geri dönüş yoktur. - There is no returning to our younger days.

younger
{s} küçük

Lucy'nin annesi, ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi. - Lucy's mother told her to take care of her younger sister.

Küçük erkek kardeşim TV izliyor. - My younger brother is watching TV.

younger
(sıfat) küçük
English - English
{s} younger