Güzellik kendinde güzeldir.
- Beauty is beautiful in itself.
Mum kendiliğinden söndü.
- The candle went out by itself.
Tarih kendini tekrarlar.
- History repeats itself.
Sadece Çince dilini değil ama aynı zamanda ülkenin kendisi hakkında da bir şeyler öğrendim.
- What I have learnt is not just the Chinese language, but something about the country itself as well.
Kitaplar olmasaydı, her nesil kendisi için geçmişin gerçeklerini yeniden keşfetmek zorunda kalacaktı.
- If it were not for books, each generation would have to rediscover for itself the truths of the past.
Tarih sadece kendini tekrarlıyor.
- History is merely repeating itself.
Problemin sadece birkaç kötü şirket değil de bütün bir sistem olduğunun farkına varmış durumdayız.
- We came to realize that the problem isn’t just a few bad corporations but the entire system itself.
Genel anlamda, tarih kendini tekrar eder.
- Generally speaking, history repeats itself.
Dünya kendini düşük bir noktada buluyor.
- The world finds itself at a low point.
Makine kendi kendine çalışır.
- The machine works by itself.
Sadece kapıyı kapamak için çekin. O kendi kendine kitlenecektir.
- Just pull the door shut. It'll lock by itself.
Güzellik kendinde güzeldir.
- Beauty is beautiful in itself.
Rekabet aslında ne iyi ne de kötü.
- Competitiveness is neither good nor bad in itself.
Yarışma aslında ne iyi ne de kötü.
- Competition is neither good nor evil in itself.
The door closed by itself.
The door itself is quite heavy.
The belief in a romantic chaos lends itself to pessimism, but it also lends itself to absolute self-assertion.
The advertising should pay for itself.
... You're tapping the energy of the universe itself. ...
... to have the government substitute itself for the rights of free individuals. And what we're ...