O, beni davet etmek için yeterince nazikti.
- He was kind enough to invite me.
Sizi bir partiye davet etmek istiyorum.
- I want to invite you to a party.
Onu konsere davet etti.
- He invited her to go to the concert.
Onu davet etmeliydin fakat etmedin.
- You ought to have invited him, but you didn't.
Wearing that skimpy dress, you are bound to invite attention.