Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

instandsetzung

listen to the pronunciation of instandsetzung
German - Turkish
[die] onarma; restorasyon
English - Turkish

Definition of instandsetzung in English Turkish dictionary

repair
{f} tamir etmek, onarmak
repair
{f} tamir et

Saatimi John'a tamir ettireceğim. - I am going to have my watch repaired by John.

O benim evin kırık penceresini tamir etti. - He repaired the broken window of my house.

repair
{f} gitmek
repair
{f} yamamak
repair
tamir etmek

Bisikletimi tamir etmek 5,000 yen'e mal oldu. - It cost me 5,000 yen to repair my bicycle.

Onlar arabalarını tamir etmek zorundalar. - They have to repair their car.

repair
(hatayı) düzeltmek
repair
tamirat

Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen. - Just do the essential repairs, please.

repair
{i} onarım

Evimin büyük onarımlara ihtiyacı var. - My house needs major repairs.

Bu arabanın onarıma ihtiyacı var. - This car needs repairing.

repair
{f} telâfi etmek
repair
{f} gidermek
repair
{i} durum
repair
{f} çekilmek
repair
(Tıp) Tamir (etme)
repair
{i} tamir, onarma
repair
{f} düzeltmek
repair
(isim) tamir, tamirat, onarım, durum, hal, sığınak, barınak
repair
(Tekstil) rapor
German - English
restoration
reparation (of something)
repair