Geçmişte her şey daha iyiydi.
- Everything was better in the past.
Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın.
- You must live in the present, not in the past.
Eski defterleri kapatmaya hazırım.
- I'm willing to let bygones be bygones.
Bırak geçmişte kalsın.
- Let's let bygones be bygones.
Kimse geçmiş dönemi geri getiremez.
- No one can bring back a bygone era.
... about the past. ...
... in time, you cannot change your own past, you're changing someone else's past in another ...