Sonuçta çalışkan kişi başarır.
- In the end, the diligent person succeeds.
Sonuçta istasyona koştum ve bir şekilde tam vaktinde oraya ulaştım.
- In the end I ran to the station, and somehow got there on time.
Sonunda diğer kedi yavrusunu seçti.
- In the end she chose another kitten.
Sonunda o, yoluna girecek.
- It'll come right in the end.
Neticede hepimiz öleceğiz.
- We all die in the end.
Tom'un sonunda bir ameliyata ihtiyacı olacak.
- Tom will eventually need an operation.
Tom sonunda kendi bilgisayarına ücretsiz bir veritabanı uygulamasını yüklemeyi anladı.
- Tom eventually figured out how to install a free database application on his computer.
Polis en sonunda Tom'u yakaladı.
- The police eventually arrested Tom.
Fadıl en sonunda İslam'a geçti.
- Fadil eventually converted to Islam.
Tom sonuç olarak yapmasını istediğimiz her şeyi yaptı.
- Tom eventually did everything we asked him to do.
Tom nihayet istifa etti.
- Tom eventually resigned.
Tom nihayet Boston'dan ayrıldı.
- Tom eventually left Boston.
Sonuçta işler değişti.
- Things eventually changed.
Sonuçta her şeyi bana anlatacaksın.
- You'll tell me everything eventually.
... PRESIDENT OBAMA: It's time to end it. ...
... When we get to the end, we'll see what the sizes of each are ...