Bir yıl boyunca oğlum daha da güçlendi.
- In the course of a year my son grew stronger.
Geçen yıl boyunca, fiyatları ikiye katlandı.
- In the course of the past year, prices have doubled.
O, seyahatleri sırasında çok sayıda etkileyici insanlarla tanıştı.
- He met many fascinating people in the course of his travels.
Roger bulabildiği herhangi bir işte gün boyunca çalıştı.
- Roger worked at any job he could find during the day.
Japonya'da yedi yılı boyunca, ciddi olarak Japonca çalıştı.
- During his seven years in Japan, he studied Japanese in earnest.
Onun odasına girdiğimde, golf oynadığı yirmi yıl süresince kazandığı çok sayıda kupayı bana gösterdi.
- When I went into his room, he showed me the numerous trophies he had won during the twenty years he had played golf.
Onlar buluşmaları süresince kayak yapmaya gittiler.
- They went skiing during their date.
O, tatili sırasında bile asla çevrimiçi değil.
- She is never online, even during her vacation.
Yaz tatili sırasında sadece dinleneceğim.
- I'm just going to rest during the summer vacation.
Birçok köylü kuraklık esnasında öldü.
- Many peasants died during the drought.
Yirmili yaşlarda birçok geç kadın yaz tatilleri esnasında yurt dışına gitmeyi planlıyorlar.
- Many young women in their 20s plan to go abroad during their summer holidays.
... on the course of human history. ...
... DAVID DRUMMOND: But in the course of doing that, you've ...