Buralarda iyi bir yiyecek bulmanın ne kadar zor olduğuna inanamıyorum.
- I can't believe how hard it is to find decent grub around here.
Tom iyi bir iş bulamıyor gibi görünüyor.
- Tom can't seem to find a decent job.
Bu size göre kabul edilebilir mi?
- Would this be acceptable to you?
Tom'un davranışları kabul edilebilir değildi.
- Tom's behavior wasn't acceptable.
Alright! Listen up and listen well!
- In Ordnung! Hört gut zu!
Tom looked around the room, making sure that everything was alright.
- Tom sah sich im Zimmer um und vergewisserte sich, ob alles in Ordnung sei.