in a narrow sense

listen to the pronunciation of in a narrow sense
English - Turkish
dar anlamda
in a sense
bir anlamda

Onun söylediği bir anlamda doğru. - What she says is right in a sense.

Onun söyledileri bir anlamda doğrudur. - What he said is true in a sense.

in a sense
yani
in a sense
bir bakıma

Bir bakıma, yanılıyorsun. - In a sense, you are wrong.

Bir bakıma, o klübe katılmayı reddetmekte haklısın. - In a sense you are right in refusing to join that club.

in a narrow sense

    Hyphenation

    in a nar·row sense

    Turkish pronunciation

    în ı närō sens

    Pronunciation

    /ən ə ˈnarō ˈsens/ /ɪn ə ˈnæroʊ ˈsɛns/
Favorites