in a broad sense

listen to the pronunciation of in a broad sense
English - Turkish
Geniş anlamda
in a sense
bir anlamda

Onun söylediği bir anlamda doğru. - What she says is right in a sense.

Onun söyledileri bir anlamda doğrudur. - What he said is true in a sense.

in a sense
yani
in a sense
bir bakıma

Sanırım onun söylediği bir bakıma doğru. - I think what he said is true in a sense.

Bir bakıma, yanılıyorsun. - In a sense, you are wrong.