ilkönce

listen to the pronunciation of ilkönce
Turkish - English
in the first instance
at the outset
first
first of all, first, firstly
at first
see ilk önce
foremost
first of all
firstly
ilk önce
firstly
ilk önce
first of all

First of all, I'm very worried about my daughter's health. - İlk önce ben kızımın sağlığı hakkında çok kaygılıyım.

ilk önce
begin with
ilk önce
at the outset
ilk önce
at first

No one believed me at first. - İlk önce kimse bana inanmıyordu.

At first, I thought he was a teacher, but he wasn't. - İlk önce öğretmen olduğunu sanmıştım ama değilmiş.

ilk önce
before hand
ilk önce
first and foremost
ilk önce
transmitting
ilk önce
in the first place

How did you hear about Tatoeba in the first place? - Tatoeba'yı ilk önce ne zaman duydun?

I didn't want to be here in the first place. - İlk önce burada olmak istemedim.

ilk önce
first of all, first; to begin with; at first, initially, in the beginning, at the outset
ilk önce
first

Please beat the rug, first. - Lütfen ilk önce halıyı temizle.

Bob reached the finish line first. - Bob bitiş çizgisine ilk önce ulaştı.

Turkish - Turkish

Definition of ilkönce in Turkish Turkish dictionary

ilk önce
Önce, en önce, en başta
ilk önce
(Osmanlı Dönemi) evvela
İlk önce
ilkten