Bu grupla kendimi tanıtmak istemiyorum.
- I don't want to identify myself with that group.
Kendimi tanıtabilir miyim?
- May I introduce myself?
Tom'u bizzat görmeye gideceğim.
- I'll go and see Tom myself.
Ben bizzat o sorunla karşı karşıyayım.
- I'm facing that problem, myself.
Onu kendi kendime söyledim.
- I said that to myself.
Bir Noel hediyesi olarak kendime bu çok hızlı patlamış mısır makinesini aldım.
- I bought myself this superfast popcorn machine as a Christmas present.
Bu giysiyi ben kendim yaptım.
- I made this clothing myself.
Ben bu kitabı karım için değil, kendim için satın aldım.
- I bought this book for myself, not for my wife.
Kendimi kendi tanrım olarak görüyorum.
- I perceive myself as my own god.
Kendimi tanıtabilir miyim?
- May I introduce myself, my name is Lucas.
I only eat vegetables that I grow myself.
- Ich esse nur Gemüse, welches ich selbst anbaue.
I'm so dumb... I'm trying to explain things to you that I don't understand myself.
- Ich bin so blöd... ich versuche, dir Dinge zu erklären, die ich selbst nicht verstehe.