Kendimi kendi tanrım olarak görüyorum.
- I perceive myself as my own god.
Mutsuz oldum fakat kendimi öldürmedim.
- I'd be unhappy, but I wouldn't kill myself.
Ben bizzat o sorunla karşı karşıyayım.
- I'm facing that problem, myself.
Tom'u bizzat görmeye gideceğim.
- I'll go and see Tom myself.
Bir Noel hediyesi olarak kendime bu çok hızlı patlamış mısır makinesini aldım.
- I bought myself this superfast popcorn machine as a Christmas present.
Onu kendi kendime söyledim.
- I said that to myself.
Ben onun hikayesine inanamıyorum.
- I can't bring myself to trust his story.
Ben bu kitabı karım için değil, kendim için satın aldım.
- I bought this book for myself, not for my wife.
Kendimi tanıtabilir miyim?
- May I introduce myself?
Mutsuz oldum fakat kendimi öldürmedim.
- I'd be unhappy, but I wouldn't kill myself.
I only eat vegetables that I grow myself.
- Ich esse nur Gemüse, welches ich selbst anbaue.
This is a doghouse that I made myself.
- Das ist eine Hundehütte, die ich selbst gezimmert habe.