Yüzlerce ailenin evi yakılmıştı.
- The homes of hundreds of families were burned.
Yüzlerce kuş gözüme ilişti.
- I caught sight of hundreds of birds.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.
- I would love to write hundreds of sentences on Tatoeba, but I've got things to do.
Havaalanında yüzlerce taksi vardı,hepsi iş için çığırtkanlık yapıyorlardı.
- There were hundreds of taxis at the airport, all touting for business.
... trained by literally hundreds of human raters so that the ...
... hundreds of millions of people around the world on the ...