Her yerde gizli kameralar vardı.
- There were hidden cameras everywhere.
Tom Mary'nin arabasına zorla girdi ve sürücü koltuğunun altında gizli olan şeyi çaldı.
- Tom broke into Mary's car and stole what was hidden under the driver's seat.
Tom'un arkasında saklı bir şeyi var.
- Tom has something hidden behind his back.
Tom mağarada neyin saklı olduğunu biliyordu.
- Tom knew what was hidden in the cave.
Güneş ayın gölgesine gizlenmişti.
- The sun was hidden in the moon's shadow.
Kedi çalıların içinde gizlenmiş yatıyordu.
- The cat lay hidden in the bushes.
Kedi çalıların içinde gizlenmiş yatıyordu.
- The cat lay hidden in the bushes.
Güneş ayın gölgesine gizlenmişti.
- The sun was hidden in the moon's shadow.
hidden talents.
... agency, just a few months ago, had to be slapped down from its plan to put hidden microphones ...
... public, and subject to scrutiny so that defects can be discovered, so that hidden features ...