The students prepared for the examination.
- Öğrenciler sınav için hazırlandı.
He prepared carefully for the meeting.
- Toplantı için dikkatlice hazırlandı.
The journalist interviewed an eye-witness who was not prepared to disclose his identity.
I have to prepare for the test in English.
- İngilizce test için hazırlanmak zorundayım.
The cook prepares different dishes every day.
- Aşçı her gün farklı yemekler hazırlar.
He was in charge of preparing a magazine for publication.
- O yayınlama için bir dergi hazırlanmasında sorumlu oldu.
Magdalena and Lech are preparing for their Polish exams.
- Magdalena ve Lech, Lehçe sınavlarına hazırlanıyorlar.
He has drawn up a will.
- O, bir vasiyetname hazırladı.
Tom was well prepared for the exam.
- Tom sınav için iyi hazırlandı.
He prepared his speech very carefully.
- Konuşmasını çok dikkatlice hazırladı.