Biraz daha sabırla bu bulmacayı çözebilirdin.
- You could have solved this puzzle with a little more patience.
Bu benim problemi nasıl çözdüğümdür.
- This is how I solved the problem.
Bu çözülmüş bir sorun.
- That's one problem solved.
Sorunun çözülmüş olması gerekir.
- The problem should be solved.