Why wasn't I informed?
- Neden haberdar edilmedim?
The police informed us of the accident.
- Polis kazadan bizi haberdar etti.
We have to be more aware of what's going on.
- Neler olup bittiğinden daha fazla haberdar olmak zorundayız.
We're already well aware of it.
- Zaten ondan haberdarız.
We have to be more aware of what's going on.
- Neler olup bittiğinden daha fazla haberdar olmak zorundayız.
Sami was not aware of that.
- Sami ondan haberdar değildi.
Has Tom been informed of this?
- Tom bundan haberdar edildi mi?