I love to wear sport clothes.
- Spor giyinmeyi seviyorum.
Mary didn't want to wear a sexy costume for Halloween so she decided to dress like an Amish woman.
- Mary Cadılar bayramı için seksi bir kostüm giymek istemiyordu bu yüzden Amish bir kadın gibi giyinmeye karar verdi.
If I were invisible I wouldn't have to dress myself.
- Görünmez olsam, giyinmek zorunda olmam.
You don't have to dress up.
- Şık giyinmek zorunda değilsin.
I have to dry my hair, put on makeup and get dressed.
- Saçımı kurulamak, makyaj yapmak ve giyinmek zorundayım.
Tom is in the dressing room.
- Tom giyinme odasında.
Tom went into his dressing room.
- Tom giyinme odasına gitti.
She is always neatly dressed.
- O her zaman temiz giyinir.
She dressed up for the party.
- O, parti için giyindi.
Tom waited downstairs as Mary got dressed.
- Tom, Mary giyinirken alt katta bekledi.
I got dressed early, but the workmen have not yet arrived.
- Ben erken giyindim ama işçiler henüz gelmedi.
She is always neatly dressed.
- O her zaman temiz giyinir.
She dressed up for the party.
- O, parti için giyindi.
Have you finished dressing?
- Giyinmeyi bitirdin mi?
Tell her that I am dressing.
- Ona giyindiğimi söyle.
Get dressed and come downstairs.
- Giyin ve aşağıya gel.
Tom helped his son get dressed.
- Tom oğlunun giyinmesine yardımcı oldu.
I've got to get dressed for school.
- Okul için giyinmek zorundayım.
He needs ten hours to get dressed.
- Onun giyinmek için on saate ihtiyacı var.
Sami was dressed in cowboy attire.
- Sami kovboy kıyafeti giyindi.