gör

listen to the pronunciation of gör
German - Turkish
yumurcak, afacan (kiz)
(-e/) n l. kücük cocuk
German - English
brat
kid
tiddler
little shit
wretch
Turkish - English
saw

I saw John at the library. - Kütüphanede John'u gördüm.

They saw a strange animal there. - Onlar orada garip bir hayvan gördü.

{f} sighted
{f} seeing

I remember seeing you all somewhere. - Hepinizi bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.

I'm looking forward to seeing you this April. - Bu nisanda seni görmeye can atıyorum.

see

It seems to me that you are wrong. - Bana öyle görünüyor ki sen hatalısın.

Mary decided never to see him any more. - Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.

{f} seen

I've never seen such a wonderful sunset. - Böyle harika bir günbatımı hiç görmemiştim.

I turned off the TV because I had seen the movie before. - Filmi daha önce gördüğüm için televizyonu kapattım.

{f} view

Their view of life may appear strange. - Onları hayat görüşü acayip görünebilir.

His parents' view was that he was wasting his earnings on a silly girl. - Ebeveynlerinin görüşü onun kazandıklarını aptal bir kıza harcamasıydı.

catch sight of

He happened to catch sight of a rare butterfly. - Tesadüfen nadir bir kelebeği gördü.

{f} sight

The sight of fresh lobster gave me an appetite. - Taze ıstakozun görünüşü iştahımı açtı.

I was much frightened at the sight. - Ben görünce çok korktum.

{f} viewing

Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users. - Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.

sen de gör
(and) the same to you!
adet gör
(Tıp) menstruating
bekle de gör
wait and find out
bekle de gör
wait and see
bekle ve gör
wait and see
bekle ve gör politikası
(Hukuk) wait and see policy
bereketini gör. May it
(i.e. the money paid to the merchant) benefit you! (said by a customer as a reply to the formula, Bereket versin! said by a merchant)
kendi işini kendin gör
do it yourself or go without
ölümü gör!
(Konuşma Dili) I'll just die./It'll just kill me (if you don't do as I beg you to)
Swedish - German
macht
leistet
Turkish - German

Definition of gör in Turkish German dictionary

gel gör ki
schauen
hor gör
Verachtung