frequent; often; repeated

listen to the pronunciation of frequent; often; repeated
English - Turkish

Definition of frequent; often; repeated in English Turkish dictionary

oft
sık sık

O, kahvaltısını sık sık orada yer. - She often eats breakfast there.

O, kahvaltısını sık sık orada yer. - He often eats breakfast there.

oft
çoğu kez

Çoğu kez onun zorbalık yaptığını gördüm. - I've often seen him bullied.

Zenginler çoğu kez pintidirler. - The rich are often misers.

oft
şiir çok kere
oft
sıkça

Bugünlerde sıkça bir enerji krizinden bahsediliyor. - We often hear about an energy crisis these days.

Mutlu çocukluğumu sıkça hatırlıyorum. - I often remember my happy childhood.

oft
ofttimes z
English - English
oft