frequent; often; repeated

listen to the pronunciation of frequent; often; repeated
English - Turkish

Definition of frequent; often; repeated in English Turkish dictionary

oft
sık sık

O, kahvaltısını sık sık orada yer. - He often eats breakfast there.

O öğrenciyken, sık sık diskoya giderdi. - When she was a student, she used to go to the disco often.

oft
çoğu kez

Çoğu kez onun zorbalık yaptığını gördüm. - I've often seen him bullied.

Tom ve arkadaşları, çoğu kez gece yarısına kadar kart oyunu oynar. - Tom and his friends often play cards until after midnight.

oft
şiir çok kere
oft
sıkça

Yaşım hakkında sıkça yalan söylerim. - I often lie about my age.

Mutlu çocukluğumu sıkça hatırlıyorum. - I often remember my happy childhood.

oft
ofttimes z
English - English
oft