Kusura bakmayın ama bozuk param yok.
- Forgive me, but I have no change.
Affedersiniz, boş olduğunu düşündüğüm için odaya girdim.
- Pardon me, I came in because I thought the room was free.
Affedersiniz, ama o benim raketim.
- Pardon me, but that is my racket.
Geç kaldığım için bağışlayın.
- Pardon me for coming late.
Afedersiniz, tuvaletiniz nerede?
- Pardon me, where is your restroom?
Afedersiniz ,Downing sokağına burdan nasıl ulaşırım?
- Pardon me, how do I get to Downing Street from here?