Büyük annem başına buyruk birisidir.
- My grandma is a very independent person.
Bu ülkede aile başına düşen çocuk sayısı 2'den 1,5'a düştü.
- In this country the average number of children per family fell from 2 to 1.5.
Genç bir adam seni dışarıda bekliyor.
- A young person is waiting for you outside.
Tom dün ön ehliyetini aldı, bu yüzden araba sürmeyi pratik yapmak için babası ile birlikte dışarıda.
- Tom got his learner's permit yesterday, so he's out with his father practicing driving.
Ben tamamen normalim.
- I'm perfectly normal.
Tom tamamen iyi bir şekilde anlayabiliyor.
- Tom can understand perfectly well.
Mary mükemmel şekilde manikürlü tırnaklarını saçının içinden geçirdi.
- Mary ran her perfectly manicured nails through her hair.
... smashing into each other and having an argument over who ...
... each generation with more heavy elements than the last. ...