Select Keyboard: Türkçe ▾ X
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
Önerilen kanun çok kusurlu.
- The proposed law is very flawed.
Ben kusurlu bir insanım fakat bunlar kolaylıkla düzeltilebilen kusurlar.
- I am a flawed person, but these are flaws that can easily be fixed.
Hepimizin kusurları var.
- We all have our flaws.
Nasıl böyle kusursuz Almanca konuşabiliyorsun?
- How can you speak such flawless German?
Bu planın hatası yok.
- This plan has no flaws.
Tasarım hatası olduğunu mu ima ediyorsun?
- Are you suggesting it's a design flaw?