Düşen kayalar yolu kapattı.
- Fallen rocks blocked the way.
Düşen kayalar yolu kapattı.
- Fallen rocks blocked the road.
Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.
- A fallen rock barred his way.
Eğer onu kolundan yakalamasaydı, göletin içine düşmüş olacaktı.
- She would have fallen into the pond if he had not caught her by the arm.
Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.
- A fallen rock barred his way.
Tom kanepenin arkasına düşmüş olan bozuk paraları topladı.
- Tom picked up the coins that had fallen behind the sofa.
to honor fallen soldiers.
fallen raindrops.
a fallen building.
a fallen woman.
We'll have to walk; my car has fallen over.
... not fallen by the wayside that still seems to be doing well ...
... insurance companies. And over time, if traditional Medicare has decayed or fallen apart, then ...