en az

listen to the pronunciation of en az
Turkish - English
at least

Brush your teeth twice a day at least. - Dişlerini günde en az iki kez fırçala.

It will take her at least two years to be qualified for that post. - Onun bu görev için nitelikli olması en az iki yılını alacak.

least

We must sleep at least seven hours a day. - Günde en az yedi saat uyumak zorundayız.

Lawyers and auto mechanics are the people I trust the least. - Avukatlar ve oto tamircileri en az güvendiğim insanlardır.

at the least
min

I don't know when the meeting started, but it started at least thirty minutes ago. - Toplantının ne zaman başladığını bilmiyorum ama en az otuz dakika önce başladı.

The job will take a minimum of ten days. - İş en az on gün alır.

(Bilgisayar) more than
fewest
(Bilgisayar) min length
merest
(deyim) rock bottom
a good

At least somebody is having a good time. - En azından biri iyi vakit geçiriyor.

I can't promise that you'll like these books but I think it would be a good idea to at least look them over. - Bu kitapları beğeneceğine söz veremem ama sanırım en azından onları bir gözden geçirmen iyi bir fikir olurdu.

leastways
minimal
fully
at a mere
at least to
for at least
minimum

Tom only does the bare minimum. - Tom sadece en azını yapar.

The job will take a minimum of ten days. - Bu iş en az on gün sürecek.

a) minimal, least b) at least, fully
enaz
marginal
enaz
infimum
Turkish - Turkish
edna
ekal
(Hukuk) LAAKAL
en az
Favorites