She thought that she could become economically independent from her parents if she went to college.
- Eğer üniversiteye gidebilirse ebeveynlerinden ekonomik olarak bağımsız olabileceğini düşündü.
I am economically independent of my parents.
- Ekonomik olarak ailemden bağımsızım.
There will be an economic crisis at the end of this year.
- Bu yılın sonunda bir ekonomik kriz olacak.
Instead, I will turn to a discussion of the two economic variables I defined a moment ago.
- Onun yerine az önce tanımladığım iki ekonomik değişkenin tartışmasına döneceğim.
There is an urgent need for affordable housing.
- Ekonomik konuta acil bir ihtiyaç vardır.
Any turnaround of the economy is not expected this year.
- Bu yıl herhangi bir ekonomik revizyon beklenmiyor.
We wanted an economy car.
- Biz ekonomik bir araba istedik.
He lives economically.
- O ekonomik biçimde yaşar.
The stock market is in a prolonged slump.
- Menkul kıymetler borsası sürüp giden bir ekonomik kriz içindedir.
The economist anticipated a prolonged depression.
- Ekonomist, sürüp giden bir ekonomik kriz sezinledi.