each, each one of all, belonging to all

listen to the pronunciation of each, each one of all, belonging to all
English - Turkish

Definition of each, each one of all, belonging to all in English Turkish dictionary

every
her

O her sabah koşmaya gider. - She goes running every morning.

Üzülmeyin, her şey düzelecek. - Don't worry, everything will be OK.

every
alışılmış
every
every now and again ara sıra
every
aradaevery once in a while aradaevery other day iki günde bir
every
everyother
every
{s} her bir

Tom her birkaç günde bir buraya gelir. - Tom comes here every few days.

Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir. - AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it.

every
everyfour days dört gündeevery now and then
every
düzensiz
every
günaşırı

Ben günaşırı onu ziyaret ederim. - I visit him every other day.

Doktor günaşırı onu ziyaret eder. - The doctor visits her every other day.

every
mutat
each one of
her birinin
every
{s} bütün

Kütüphanede bütün kitapları okudum. - I have read every book in the library.

Her cumartesi bütün evi temizleriz. - Every Saturday we clean the whole house.

every
{s} her türlü

Mary'nin tatmin olmak için her türlü sebebi vardı. - Mary had every reason to be satisfied.

Öyle yapmak için her türlü nedeni vardı. - He had every reason for doing so.

English - English
{a} every