Almanca sayı sayıyorum.
- I am counting in German.
Saymada yanlış yapmamaya özen göstermelisin.
- You must be accurate in counting.
Ben saymayı durdurdum.
- I've stopped counting.
Tom'un uyumada problemi olduğunda, o kakımları saymaya başlar.O, onu çabucak sakin bir hale getirir. Ve o kakımları elliye kadar sayabilmeden önce derin uykuya dalar.
- When Tom has trouble sleeping, he starts counting stoats. That quickly brings him into a peaceful mood, and he is fast asleep before he could count the stoats to fifty.
Abaküsler hesaplama aracıdır.
- Abacuses are counting devices.
Tom Mary'nin, parti hazırlığı için ona yardım edeceğini hesaplamıştı.
- Tom was counting on Mary to help him get ready for the party.
Oy pusulalarının sayımı yarım saat aldı.
- The counting of the ballots took half an hour.
Burada misafirler dahil on beş kişi var.
- There are fifteen people here, counting the guests.
Çok sayıda ülke Olimpiyat Oyunlarına katıldı.
- A lot of countries participated in the Olympic Games.
O, sayısız makbuz ve banka kayıtlarıyla ilgili yaptığı hesaplamalara dayandırarak, bilgisayarında tam bir mali kayıt yaptı.
- He made a complete financial record on his computer, basing his calculations on countless receipts and bank records.
Tom bunu hesaba katmamıştı.
- Tom hadn't counted on this.
Sadece gücümüzü hesaba katmalıydık.
- We had to count on our strength only.
Tom Mary'nin, parti hazırlığı için ona yardım edeceğini hesaplamıştı.
- Tom was counting on Mary to help him get ready for the party.
O, sayısız makbuz ve banka kayıtlarıyla ilgili yaptığı hesaplamalara dayandırarak, bilgisayarında tam bir mali kayıt yaptı.
- He made a complete financial record on his computer, basing his calculations on countless receipts and bank records.
Japon Hava Yolları kontuarı nerede?
- Where is the Japan Airlines counter?
Tarifeleri blok olarak kontrol etmenin ülke ülke kontrol etmekten daha uygun olduğunu vurgulamak istiyorum.
- I would like to stress that it is more convenient to control tariffs as a bloc rather than country by country.
Saymada yanlış yapmamaya özen göstermelisin.
- You must be accurate in counting.
Sonunda, dikkatlice geri saymaya başladılar.
- At last, they began to count down cautiously.
Ülkenin toplam nüfusu 300 milyondur.
- The total population of the country is 300 million.
O, az bilinen ülkeler hakkındaki gerçekleri toplamak için dünyayı dolaşıyor.
- He travels about the world gathering facts about little known countries.
Hiç kimse ülkeme güvenmek istemez.
- Nobody wants to trust my country.
Hiç kimse ülkeme güvenmek istemedi.
- Nobody wanted to trust my country.
Sonunda, dikkatlice geri saymaya başladılar.
- At last, they began to count down cautiously.
Son yıllarda, bazı Müslüman ülkeler zenginleşmiş ve dünyanın dikkatini çekmişlerdir.
- In recent years, some Muslim countries have prospered and attracted the attention of the world.
Zaten verdiğin her şeyi saymak iyi değil.
- It's not good to count all the things that you have already given.
Verdiğin her şeyi saymak kötü.
- It is bad to count all the things that you gave.
Kızgınsan ona kadar; çok kızgınsan yüze kadar say.
- When angry, count ten; when very angry, a hundred.
Dünyada üç tip insan vardır: sayı sayabilenler, ve sayamayanlar.
- There are three different types of people in the world: those who can count, and those who can't.
it
s ı count.
Yaz sayımınızı yapın.
- Make your summer count.
Oy pusulalarının sayımı yarım saat aldı.
- The counting of the ballots took half an hour.
Hurry up, the train leaves in three minutes. No, two minutes and counting!.
You've made that mistake eight times now. But who's counting?.
I count apples as a type of fruit.
Your views don't count here.
There are three apples; count them.
Apples count as a type of fruit.
Can you count to a hundred?.
He has a 3-2 count with the bases loaded.
... He picks up on a simple but ingenious counting system ...
... With everyone counting the same way, ...