Servet gittikçe daha konsantre oluyor.
- Wealth is becoming more and more concentrated.
Konsantre asetik asit solumak akciğerlerinize zarar verebilir.
- Inhaling concentrated acetic acid can harm your lungs.
Ben, dikkatimi konuya yoğunlaştırdım.
- I concentrated my attention on the subject.
Tom işine yoğunlaştı.
- Tom concentrated on his work.
Tüm sorunlarınız kalbinizde yoğunlaşmıştır, bu nedenle kendiniz incelemelisiniz.
- All your problems are concentrated in your heart, so you just need to examine yourself.
Tüm enerjimi sorun üzerinde yoğunlaştırdım.
- I concentrated all my energies on the problem.
Ben, dikkatimi konuya yoğunlaştırdım.
- I concentrated my attention on the subject.
Şimdilik buna konsantre olmak istiyorum.
- For now, I'd like to concentrate on this.
Sen konsantre olmak zorundasın.
- You've got to concentrate.
Boks üzerine yoğunlaşmak istiyorum.
- I want to concentrate on boxing.
Onun üzerinde yoğunlaşmak istiyorum.
- I want to concentrate on that.
Yoğunlaşmaya çalışıyorum.
- I'm trying to concentrate.
Onun üzerinde yoğunlaşmak istiyorum.
- I want to concentrate on that.
O bir şey üzerinde yoğunlaştı.
- She concentrated on one thing.
Ben, dikkatimi konuya yoğunlaştırdım.
- I concentrated my attention on the subject.
Televizyonu kapa. Konsantre olamıyorum.
- Turn off the television. I can't concentrate.
Onun söylediklerine konsantre oldum.
- I concentrated on what he was saying.
The concentrated fire from the enemy destroyed our fortifications.
We made a drink from concentrated orange juice.
(synonym) massed fire.
to concentrate by washing.