Geri dönmek istemiyorsan, anlarım.
- If you don't want to come back, I'll understand.
Kısa sürede geri dönmek şartıyla dışarı çıkabilirsin.
- You may go out only if you come back soon.
Onun öğle yemeğinden önce geri gelmesini bekliyorum.
- I expect her to come back before lunch.
Eğer geri gelmezsem, girişim muhtemelen başarısız olur.
- If I don't come back, the venture will probably be unsuccessful.
Bir daha asla buraya geri dönmek istemiyorum.
- I don't want to come back here ever again.
Kısa sürede geri dönmek şartıyla dışarı çıkabilirsin.
- You may go out only if you come back soon.
Buraya geri gelmek istiyorum.
- I want to come back here.
Hemen geri gelmek zorundaydık çünkü okul başlamak üzereydi.
- We had to come back soon because school was about to start.
Oyuncu muhteşem bir dönüş yaptı.
- The player made a splendid comeback.
Boston'a geri gelmek istiyorum.
- I want to come back to Boston.
Ben Lucca'ya geri gelmek istiyorum.
- I want to come back to Lucca.
Buraya geri gelmek istiyorum.
- I want to come back here.
O,yakında geri gelmek için bana söz verdi.
- He gave me a promise to come back soon.
But he never knew that it really was his own Bunny, come back to look at the child who had first helped him to be Real.
That fad went out with the eighties, but I think it's making a comeback.
I wish I had thought of a quick comeback for his comment.
... Essentially, the rocket needs to come back ...
... I want to come back to the responsibility question, ...