collection or gathering, especially of money

listen to the pronunciation of collection or gathering, especially of money
English - Turkish

Definition of collection or gathering, especially of money in English Turkish dictionary

raising
(Teknik,Tekstil) şardonlama
raising
(Denizbilim) semirtme
raising
(Gıda) kabarma
raising
(Denizbilim) artırma

Asgari ücreti artırmayı planladıkları doğru mu? - Is it true they're planning on raising the minimum wage?

Onlar vergileri artırmayı tartışacaklar. - They'll debate raising taxes.

raising
{f} yükselt

Gelecek ay fiyatlarımı yüzde üç yükselteceğim. - I'll be raising my prices by three percent next month.

Ücretleri yükseltmeyi öneriyoruz. - We suggest raising the fees.

raising
tüylendirme
raising
yükselterek

Araba arkasında bir toz bulutu yükselterek geçti. - The car passed by, raising a cloud of dust behind it.

raising
{i} kabartma
raising
{i} yükselen
raising
{i} kaldırma
English - English
raising