chrysoprase, pink tourmaline, turquoise

listen to the pronunciation of chrysoprase, pink tourmaline, turquoise
English - Turkish

Definition of chrysoprase, pink tourmaline, turquoise in English Turkish dictionary

friendship
{i} dostluk

Biz yakın bir dostluk ile birbirimize bağlıyız. - We are bound to each other by a close friendship.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Meksika ile bir dostluk antlaşması vardı. - The United States had a treaty of friendship with Mexico.

friendship
arkadaşlık

Gerçek bir arkadaşlık paradan daha değerlidir. - A true friendship is more valuable than money.

İki arkadaş derin bir arkadaşlık bağı oluşturdular. - The two friends have formed a deep bond of friendship.

friendship
ünsiyet
friendship
uhuvvet
friendship
kardeşlik
friendship
{i} arkadaşlık; ahbaplık; dostluk
friendship
{i} dostça davranış
English - English
friendship