character in a play; human being; personality

listen to the pronunciation of character in a play; human being; personality
English - Turkish

Definition of character in a play; human being; personality in English Turkish dictionary

persona
bürünülen kişilik
persona
piyes veya romanda kişi
persona
saygıdeğer kişi
persona
etrafa karşı takınılan tavır
persona
(Tıp) Zihnin bilinçli (şuurlu) kısmı
persona
persona gratamakbul şahsiyet
persona
etrafa takınılan tavır
persona
persona non grataistenmeyen kişi
persona
{i} takınılan tavır
persona
{i} karakter

Bir kişinin karakterini tanı ve saygı duy. - Recognize and respect the personality of a person.

O tanınmış bir televizyon karakteridir. - He's a well-known television personality.

persona
{i} kişi

Japonya'ya gitmek istemeyi tercih etmemin sebebi onların çalışkan ve dürüst kişilikleridir. - The reason I prefer to go to Japan is that the people in Japan are hardworking and have honest personalities.

Kişisel bilgisayarlar çok faydalıdırlar. - Personal computers are of great use.

persona
psik
English - English
{i} persona