careful of the rights, claims, and feelings of others

listen to the pronunciation of careful of the rights, claims, and feelings of others
English - Turkish

Definition of careful of the rights, claims, and feelings of others in English Turkish dictionary

considerate
{s} düşünceli

Tom çok düşünceliydi. - Tom was so considerate.

Bay Yamada sekreterine doğum gününde bir buket çiçek gönderdiği için çok düşünceliydi. - It was very considerate of Mr. Yamada to send his secretary a bouquet of flowers on her birthday.

considerate
hürmetkar

Herkes senin kadar hürmetkar değil. - Not everyone is as considerate as you.

Onlar çok hürmetkardı. - They were very considerate.

considerate
{s} düşünceli, saygılı, hürmetkâr
considerate
izan etmek
considerate
{s} anlayışlı

O başkalarına karşı anlayışlıdır. - She is considerate of others.

considerate
{s} saygılı

Yaşlılara karşı saygılı olmalıyız. - We should be considerate to the old.

Arkadaşım Kei güzel, ama başkalarına saygılı değil. - My friend Kei is beautiful, but she is not considerate to others.

considerate
{s} nazik
English - English
considerate