Tom Mary'ye geçen altı ay içinde 34,000 dolardan daha fazla verdiğini hesapladı.
- Tom calculated that he had given Mary over 34,000 dollars in the past six months.
O, giderleri hesapladı.
- He calculated the expenses.
Bu hesaplanmış bir riskti.
- It was a calculated risk.
Onların işi maaşları hesaplamak.
- Their job is to calculate salaries.
Hacimi hesaplamak için uzunluğu genişlikle ve derinlikle çarp.
- To calculate the volume, multiply the length by the width by the depth.
Onların işi maaşları hesaplamak.
- Their job is to calculate salaries.
Gelecek hafta ne kadar para harcayacağımı hesaplamalıyım.
- I must calculate how much money I'll spend next week.
Tom Mary'ye geçen altı ay içinde 34,000 dolardan daha fazla verdiğini hesapladı.
- Tom calculated that he had given Mary over 34,000 dollars in the past six months.
Bir bilgisayar çok seri şekilde hesaplayabilir.
- A computer can calculate very rapidly.
Kapasiteyi hesaplamak için, uzunluğu genişlikle derinlikle çarpın.
- To calculate the capacity, multiply the length by the width by the depth.
Bir bilgisayar çok seri şekilde hesaplayabilir.
- A computer can calculate very rapidly.
Calculate the square root of 3 to 10 decimal places.
... of humanity, in one of the greatest breakthroughs of all time, James Clerk Maxwell calculated ...
... But if you calculated that unemployment rate, taking back the people who dropped out of ...