caddede

listen to the pronunciation of caddede
Turkish - English
in the street
cadde
street

There is a lot of traffic on that street. - O caddede çok trafik var.

The pharmacy is on Fresno Street. - Eczane, Fresno Caddesi'nde.

cadde
avenue

I met her by accident on Third Avenue. - Onunla Üçüncü Cadde'de tesadüfen karşılaştım.

I met her by accident on Third Avenue. - Üçüncü caddede rastlantı sonucu onunla karşılaştım.

cadde
road

Jim looked right and left before he crossed the road. - Jim caddeyi geçmeden önce sağa ve sola baktı.

She helped the old man cross the road. - O, yaşlı adamın caddeyi geçmesine yardım etti.

cadde
boulevard
cadde
drive

I swept the driveway for you. - Senin için evle cadde arasındaki yolu süpürdüm.

The man crossing the street saw the driver who caused the accident. - Caddeyi geçmekte olan adam, kazaya sebep olan şoförü gördü.

cadde
(Bilgisayar) street address
cadde
throughway
cadde
main road
cadde
thoroughfare
cadde
main road, main street, avenue
cadde
main street

A lot of people went by on the main street. - Ana caddeden bir sürü insan geçti.

The post office is just off the main street. - Postane ana caddeden uzak.

cadde
highroad
cadde
causeway
Turkish - Turkish

Definition of caddede in Turkish Turkish dictionary

CADDE
(Osmanlı Dönemi) Geniş, işlek, büyük yol. Anayol. şah-rah
Cadde
ana yol
Cadde
(Osmanlı Dönemi) HACCE
cadde
Şehir içinde ana yol