Tahtaları çivilemem için bir çekice ihtiyacım var.
- I need a hammer to nail the boards.
Judy yönetim kurulunda tek kadın.
- Judy is the only woman on the board.
Mike yönetim kurulunda tek erkek.
- Mike is the only man on the board.
Pano yaklaşık iki metre uzunluğundadır.
- The board is about two meters long.
Aşırı yüklenmiş güç panoları bir yangın tehlikesi olabilir.
- Overloaded power boards can be a fire hazard.
Uçağa binmek için A tuşuna basın.
- To board the airship, press A.
Bu gemiye binmek için izin alabilir miyim?
- May I have permission to board this ship?
O, tahtaya bir çivi çaktı.
- He drove a nail into the board.
Tahta ne kadar kalın?
- How thick is the board?
Katalogdan yeni bir ekmek tahtası sipariş ettim.
- I ordered a new cutting board from a catalog.
Dünkü yönetim kurulu toplantısı büyük bir başarıydı.
- Yesterday's board meeting was a big success.
Mike yönetim kurulunda tek erkek.
- Mike is the only man on the board.
Biniş kartınızı görebilir miyim?
- May I see your boarding pass, please?
Biniş kartını bana gösterebilir misin?
- Can you show me your boarding pass?
Pansiyona yüksek ücretler ödemek zorundayım.
- I have to pay high rates to the boarding.
Bu pansiyonda iyi yemek yersin.
- You eat good meals in this boardinghouse.
Katalogdan yeni bir ekmek tahtası sipariş ettim.
- I ordered a new cutting board from a catalog.
Tom, üç çocuğu ile birlikte gemiye bindi.
- Tom boarded the ship along with his three children.
Tom Tokyo'ya giden bir trene bindi.
- Tom boarded a train bound for Tokyo.
Bu pansiyonda iyi yemek yersin.
- You eat good meals in this boardinghouse.
His new novel just came out in boards. The paperback will follow in about a year.
Ere long with like againe he boorded mee, / Saying, he now had boulted all the floure .
Room and board.
We have to wait to hear back from the board.
... Let's take a look at one of these ADK boards in action. ...
... achievements and leader boards. ...