Twitter'ın sloganı Dünyanızda nelerin yeni olduğunu keşfetmenin en iyi yolu.'dur.
- The motto of Twitter is The best way to discover what's new in your world.
Benim en iyi dostum bir kitaptır.
- My best friend is a book.
Bizim restoran en iyisidir.
- Our restaurant is the best.
Sınavda elimden gelenin en iyisini yapacağım.
- I'll do my best on the test.
Yapabileceğinin en iyisini yaptın.
- You've done the best you can do.
Sadece yapabileceğinin en iyisini yap.
- Just do the best you can.
En çok sevdiğin birini al, hangisi olursa olsun.
- Take the one you like best, whichever it is.
O en çok seyahat etmekten hoşlanır.
- She likes traveling best of all.
En fazla üç saat satın aldık.
- We've bought three hours at best.
En iyi biçimde sonuçlanmasını umuyoruz.
- We're hoping for the best.
O, fırsatı en iyi şekilde değerlendirdi.
- He made the best of the opportunity.
Tom işi elinden gelen en iyi şekilde yaptı.
- Tom did the job the best he could.
Sizinle temasa geçmek için en iyi yol hangisidir?
- What's the best way to get in touch with you?
Sınavı geçmek için elimden geleni yapacağım.
- I will do my best to pass the examination.
A rubber consists of the best of three games, unless one side wins the first two games.
He was listening to The Best of the Pink Floyd, smoking a joint.
You did not win because I was sloppy. You bested me, Uncle. I've never seen you fight like that before.”.
I did my best.
... We call this the best of Google. ...
... have started-- We have the best of intentions sometimes. We created property rights and ...