Maybe you'll come back to me?
- Belki bana geri döneceksin?
Maybe we can make a deal.
- Belki de bir anlaşma yapabiliriz.
Perhaps it will rain in the afternoon.
- Belki öğleden sonra yağmur yağacak.
I studied for perhaps two hours.
- Belki iki saat boyunca ders çalıştım.
Maybe we can make a deal.
- Belki de bir anlaşma yapabiliriz.
Maybe Tom didn't see us.
- Belki de Tom bizi anlamadı.
Can you possibly help me?
- Belki bana yardımcı olabilirsiniz?
I can't possibly make lunch.
- Belki öğle yemeği yapamam.
I'm very busy so probably I won't be able to come tomorrow.
- Çok meşgulüm, bu nedenle belki de yarın gelemeyeceğim.
She probably didn't have sex with him.
- Belki de onunla seks yapmadı.