İstasyona erken varmak için çaba harcadı.
- He made an effort to get to the station early.
Yokohama'ya varmak iki saatimi aldı.
- It took me two hours to get to Yokohama.
JR istasyonuna yürüyerek ulaşmak kaç dakika sürer?
- How many minutes does it take to get to the JR station on foot?
Adaya ulaşmak onlar için zordu.
- It was hard for them to get to the island.
Çalışmaya başlamak zorundayım.
- I have to get to work.
İşe başlamak istiyorum.
- I want to get to work.