bakiye

listen to the pronunciation of bakiye
Turkish - English
Turkish - Turkish
Alacak ve borçlar arasındaki fark
Artık, artan, kalan, geri kalan
Kalıntı: "Bunun bir eski ev değil, dünyayı terk etmişlere mahsus bir manastır bakiyesi olduğunu anlardım."- A. Ş. Hisar
Artık, artan, kalan, geri kalan: "Hastanelerde boş yatak kalmamış, çoğunda ikişer kişi, bakiyesini bahçeye yatırıyorlar."- A. İlhan
Kalıntı
BAKİYE
(Hukuk) Artık, geri kalan, kalıntı