He did not come on the pretext of sickness.
- O, hastalık bahanesiyle gelmedi.
He came to my house on the pretext of seeing me.
- O, beni görme bahanesiyle evime geldi.
How did you come up with such a good excuse?
- Böyle bir bahaneyi nasıl ileri sürdünüz?
There is no excuse for your actions.
- Yaptıklarının hiçbir bahanesi yoktur.
You're out of excuses.
- Başka bahanen kalmadı.
He came to my house on the pretext of seeing me.
- O, beni görme bahanesiyle evime geldi.
He did not come on the pretext of sickness.
- O, hastalık bahanesiyle gelmedi.
He was deaf to my pleas.
- Benim bahanelerimi duymazdan geliyordu.