You must be sick of doing this.
- Bunu yapmaktan bıkmış olmalısın.
Tom was sick of his job.
- Tom işinden bıkmıştı.
Peter was fed up with childish girls.
- Peter çocuksu kızlardan bıkmıştı.
Tom is fed up with Mary's bad behavior.
- Tom Mary'nin kötü davranışlarından bıkmıştı.
Teachers must get tired of rectifying the same mistakes over and over again in their students' papers.
- Öğretmenler öğrencilerinin kağıtlarındaki aynı hataları tekrar tekrar düzeltmekten bıkmış olmalı.
Tom got tired of waiting for Mary, so he went into the museum without her.
- Tom, Mary'yi beklemekten bıkmış, o olmadan müzeye gitmişti.